Türkiye Orta Ölçekli Sürdürülebilir Enerji Finansman Programı

Kaynak Verimliliği Projeleri

Kuruluşlar çok fazla kaynak tüketir ve atık üretir. Atık, kar kaybına neden olur. Kaynak verimliliği, her kaynaktan en üst düzeyde fayda elde etmektir ve bu sayede atığın azaltılmasını, yeniden kullanılmasını ve geri dönüştürülmesini teşvik eder.

Kaynak verimliliği projeleri genel olarak birincil enerji tüketiminde ve / veya sera gazı emisyonlarında, nihai elektrik veya yakıt tüketiminde, su tüketiminde veya geri kazanılamaz atıklarda bir azalmaya neden olmakta ve rasyonel enerji kullanımının veya geri dönüştürülmüş atıklarda artışa neden olmaktadır.

Su Verimliliği;

Temel su verimliliği önlemleri aşağıdaki tabloda verilmiştir;

Enerji Verimliliği;

Enerji Verimliliği (EV) artışı , Türkiye için bir önceliktir. Bu Türkiye'nin enerji tedariğini emniyete almasına, büyümeyi sürdürmesine, çevreyi korumasına ve iklim değişikliğini azaltmasına yardımcı olacaktır. EV’nin geliştirilmesi Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine tam katılım süreci için önem arz etmektedir. Hükümet EV’nin teşvik edilmesine yönelik politika ve düzenleme konularına eğilmeye başlamış olup şu anda EV yatırımlarını büyütmeye hazırlanmaktadır.

Sektörlerde önemli tasarruf sağlayabilecek EV önlemleri;

  • Yeni prosesler ve materyaller geliştirip kullanarak süreçlerde enerji tüketimini azaltmak,
  • Proses parametrelerini değiştirerek, materyalleri değiştirerek, gelişmiş bileşenler kullanarak proses optimizasyonu,
  • Yerel elektrik üretimi ve tüketim için etkin elektrik kullanımı,
  • Endüstriyel uygulamalarda elektrik ve atık ısının birlikte verimli bir şekilde kullanılmasını değerlendirmek.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2014 yılı verilerine göre, en fazla enerji tüketen endüstriyel sektörler arasında çimento ve cam (% 33) ve demir çelik ve demir dışı metal (% 28) sektörleri; 2014'te toplam ulusal nihai enerji tüketiminin% 61'ini oluşturmaktadır.  Bunu % 12 ile tekstil sektörü ve % 8 ile kimyasal madde sektörü takip etmektedir.  Aşağıdaki şekil 2014 yılının endüstriyel enerji tüketiminin dağılımını göstermektedir.

Sanayi sektöründe nihai enerji tüketimi (2014) (TÜİK, 2014)

TÜİK verilerine göre, Türkiye'de şirket başına spesifik nihai enerji 2.450 toe’dur. Metalik olmayan mineral, demir ve kimya endüstrilerindeki şirketler nispeten daha büyük işletmeler olduğundan ve bu endüstrilerin süreçleri daha fazla enerji harcadığından, bu tür sektörlerde proseslerin spesifik son enerji tüketimi, genel ortalamadan ve diğer sektörlerden çok daha yüksektir.2

Aşağıdaki tablo endüstriyel sektör türünde enerji tasarrufu potansiyelini özetlemektedir.

Endüstri sektöründe nihai enerji tasarrufu potansiyeli (hem KOBİ’ler hem Büyük İşletmeler)2

Tasarrufların yaklaşık % 20'sinin (yılda 1,25-2 milyon toe) KOBİ'lere (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler), geri kalan % 80'inin Büyük İşletmelere (yılda 5-8,4 milyon toe) atfedildiği varsayılmaktadır.

Atık Azaltımı;

Atık Azaltımı, enerji geri kazanımı, atıkların arıtılması veya bertaraf edilmesinden önce kaynak azaltma ve çevresel olarak elverişli geri dönüşüm teknolojilerinin kullanılmasıdır. Temel atık azaltma veya en aza indirgeme işlemleri:

X

Kaynak Verimliliği Projeleri

Toplam nihai enerji tüketiminin % 42,2’sine sahip endüstriyel sektör, Türkiye'deki en büyük enerji tüketicisidir. Türkiye'de Kaynak Verimliliği projelerinin geliştirilmesi (Su Verimliliği, Enerji Verimliliği ve Atık Azaltımı) büyük enerji tasarrufu potansiyeli sunmakta ve bu da işletmeler için düşük maliyet ve küresel seviyede daha yüksek rekabet gücü anlamına gelmektedir.

X

Güneş Enerjisi Projeleri

Türkiye fotovoltaik ve yoğuşmalı güneş enerjisi teknolojileri için oldukça cazip bir potansiyele sahiptir. Türkiye'nin elde ettiği yıllık solar radyasyon yurtiçi elektrik talebinden 10.000 kat daha fazladır. Bu nedenle güneş kaynaklı enerji üretimi yaklaşık 80 Mtep (Milyon Ton Petrol Eşdeğeri) tahmini üretim potansiyeli ile ülkenin toplam enerji talebinin bir kısmının karşılanması için umut verici bir alternatif olarak kabul edilmektedir. Şu anda Türkiye’de kurulu güneş enerjisi kapasitesi 5.180,2 MW olup bu değerin 2030 yılında 38 GW’a yükselmesi tahmin edilmektedir.

X

Hidroelektrik Enerjisi Projeleri

Hidroelektrik Türkiye'de olgunlaşmış ve yüksek seviyede sürdürülebilir bir yenilenebilir enerji seçeneğidir. Bu seçenek son yıllarda yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Geniş hidroelektriğe yönelik fırsatların çoğu ya şu ana kadar uygulanmış veya hali hazırda uygulanmaktadır. Yine de Türkiye'nin teknik olarak kullanıma uygun hidroelektrik potansiyelinin halen 36.000 MW üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Şu anda Türkiye’de kurulu hidroelektrik enerjisi kapasitesi 28.351,2 MW’tır. Bunun 20.567,5 MW’lık kısmını baraj tipi santraller oluştururken, 7.783,7 MW’lık kısmını nehir tipi santraller oluşturmaktadır.

X

Rüzgar Enerjisi Projeleri

Modelleme tahminlerine bağlı olarak 10.000 - 40.000 MW aralığında gerçek kapasite arttırma tahminleriyle Türkiye, rüzgar enerjisi uygulamaları için oldukça cazip bir potansiyele sahiptir. Türkiye’de rüzgar enerjisinden elektrik üretimi 2016 senesinde 5.751,3 MW, 2017 senesinde 6.516,2 MW ve 2018 senesinde 7.005, 4 MW oranında yapılan artırımlarla istikrarlı bir hızla büyümüştür ve halihazırda toplam 7.009,9 MW kurulu rüzgar gücü kapasitesine sahiptir.

X

Jeotermal Enerji Projeleri

Elektrik için kullanılan dünyanın kurulu jeotermal enerjisi yıllık 73.7 milyar kWh üretimle 12,700 MW (2017 sonu itibariyle)’tır. Jeotermal ısıtma ve kaplıca uygulamalarında ilk beş sırada yer alan ülkeler Çin, Japonya, ABD, İsveç ve Türkiye'dir. Şu anda Türkiye’de Kurulu jeotermal enerjisi kapasitesi 1.302,5 MW’tır.

X

Atıktan Enerji Projeleri

Biyokütle kaynağı hali hazırda gerekli teknolojinin düşük ilerlemesi ve genel olarak henüz olgunlaşmamış piyasa koşulları nedeniyle yeterince kullanılmamaktadır. Odun biyoyakıtının yeterli oranda mevcudiyeti ile hayvansal atık biyoyakıtının umut vaat eden mevcudiyeti sayesinde bu enerji kaynağının kısa vadeli gelecekte yaklaşık 10,000 ila 13,000 MW’luk potansiyel kapasitenin kurulması suretiyle önemli bir büyüme potansiyeli bulunmaktadır. Şu anda, biyokütle, Türkiye'deki toplam enerji üretiminin önemli bir bölümünü temsil etmekte olup toplam kurulu kapasite 2010 yılında % 0,3'ten 2018'de% 0,8'e çıkarılmıştır ve halihazırda toplam kurulu kapasitesi 738.8 MW’tır.

Geliştiren
Destekleyen
Destekleyen
Destekleyen